Zaman Nedir? Zamanda Yolculuk Mümkün Müdür?

Zaman Nedir? Zamanda Yolculuk Mümkün Müdür?

Çocukluğumuzdan beri çok iyi bildiğimiz fakat nedir bu sorusuna binlerce yıldır doğru dürüst bir cevap veremediğimiz bir soru var. Zaman nedir? Zamanın ne olduğunu biliyoruz. Ayrıca zaman kelimesini günlük hayatımızda sıklıkla kullanıyoruz. Hatta insanoğlu yazının icat edildiği günden bu yana zamanla ilgili bir sürü kitap yazdı, şarkılar yapıldı, fikirler öne atıldı. Lakin zaman nedir sorusuna halen net bir cevap verebilmiş değiliz.

İnsanoğlu ve Zaman

Zamanı hepimiz tanımlayabiliyoruz fakat zaman nedir sorusuna verebildiğimiz net bir cevap yoktur. Bir çok farklı dal zaman için ayrı ayrı tanımlama yapıyor. Bilim zamana farklı bakıyor, felsefe zamana çok daha farklı bakıyor. Felsefeye göre zaman, değişimin ta kendisidir. Değişmek, farklılaşmak, hareket etmek, hareket kavramı zamanla eşdeğer kabul ediliyor. Fiziğe göre zaman; gözlemleyebildiğimiz, içinde yaşayabildiğimiz ve algılayabildiğimiz evrenin dördüncü boyutudur. Bildiğiniz gibi bizim evrenimiz 4 boyutlu bir evrendir. Bu dört boyut sırasıyla yükseklik, derinlik, genişlik ve zamandır. Zaman da diğerleri gibi bir boyuttur. Aslında bilime göre 11’den fazla sayıda boyut olduğu düşünülüyor. Fakat biz ölümlü varlıklar için sadece 4 boyut var ve bunlarla yetinmek zorundayız.

Tarihte Zaman

Daha 19. yüzyıldan öncesine kadar zaman bizim için sabit ve tek bir yönde ilerleyebilen bir boyuttu. Fakat 19. yüzyılda zamanın bu kadar sabit olmadığı farkedilmeye başlandı. 20. yüzyılın başlarında ise kuantum fiziği üzerine yapılan çalışmalara göre de zamanın hiç de sandığımız kadar sabit bir şey olmadığı ortaya çıktı. Bunu ortaya çıkartan kişi de Albert Einstein’dir. Einstein’in görecelik kuramına göre bizim sabit hızda ileriye doğru akan zaman dediğimiz şey tamamen psikolojik bir ilüzyondan ibarettir. Yani zamanın kendisi değil, insanların zaman algısı psikolojik bir ilüzyondur. Einstein’a göre güzel bir kadınla geçirdiğiniz bir saat, bir saniye gibi gelir. Veyahut erkekler için askerlik de çok farklı bir konudur. Günlük yaşama göre askerde zaman bir türlü geçmek bilmez. Lakin askerlik bittikten sonra normal yaşama döndüğünüz zaman ise askerlik çok kısa sürmüş gibi bir hissiyat doğar içinize. Burada vurgulamak istenen şey şudur, zaman algısı bir ilüzyondan ibarettir. Einstein ve o dönemin diğer bilim insanları zamanın çok stabil olmayan aslında göreceli olduğunu ortaya çıkarttıktan sonra bununla ilgili çok fazla şey düşünülmeye ve tartışılmaya başlandı. Yine o zamana göre zaman sabit bir hızda akmıyor, zamanın akış hızı ve akış yönü bulunduğunuz fiziksel koşullarla alakalıydı.

Zamanda Yolculuk Mümkün Mü?

Zamanın akış hızı sizin içinde bulunduğunuz hızınıza ve kütle çekimine göre değişebilir. Yani anlayacağınız zaman manipüle edilebilir. Zamanı manipüle etmek dendiğinde hepimizin aklına zaman makineleri gelir. Teorik olarak zamanda yolculuk yapmak mümkündür. Zaman yolculuğu yapabilmek için yüksek hıza çıkabilmemiz ya da ciddi miktarlardaki kütle çekimini kullanabiliyor olmamız lazım. Zamanda yolculuk yapabilmek için bize 2 şey lazım. Gerçekten çok yüksek miktarlarda hıza ihtiyacımız vardır. Bu hız yaklaşık olarak ışık hızına yaklaşmaktır. Teorik olarak hiçbir madde ışık hızına çıkamaz fakat ışık hızına yaklaşabilir. Eğer ışık hızına yakın hızlarda hareket edebilen bir uzay gemisi geliştirmeyi başarabilirsek geleceğe doğru bir ilerleyiş sağlayabiliriz. Gerçek imkanda geleceğe ve geçmişe gidebilmek için bize muazzam bir kütle çekim gücü lazım. Evrendeki bütün cisimler, bütün nesneler uzay zamanda bir bükülmeye sebep olurlar. Biz insanların bile kütle çekimi vardır ve çok etkisiz de olsa bazı şeyleri etkileyerek kendimize çekebiliyoruz. İçinde bulunduğumuz Dünya’nın da bir kütle çekimi vardır ve bu sayede onun üzerinde yürüyebiliyoruz. Yine Güneş’in de kütle çekimi vardır ve Dünya’mız bu sayede onun etrafında dönebiliyor. İhtiyacımız olan süper büyüklükteki kütle çekim güçleri aslında kara deliklerde mevcuttur. Kara delikler için kabaca süper büyüklükteki yıldızların ölmüş halleri diyebiliriz. O kadar büyük bir kütle çekim güçleri vardır ki ışığın kendisi bile kara delikten kaçamaz. Eğer bir kara deliğin kütle çekim gücünü bir şekilde kullanmayı başarabilirsek geleceğe gitmemiz mümkün oluyor. Hatta bazı iddialara göre kara deliklerin kütle çekimlerini kullanarak geçmişe gidebilmek dahi mümkündür. Yani teorik olarak hem geçmişe hem de geleceğe gidebiliriz lakin bunu yapabilmek için devasa seviyelerde güce ihtiyacımız var.

Kendi Zamanımızı Manipüle Edebilir Miyiz?

Teorik olarak zamanın kendisini manipüle edebiliyoruz fakat kendi zaman algımızı manipüle edebilir miyiz? Açıkçası bu sorunun cevabı hayır. Çünkü biz insanlar 4 boyutlu bir evrende sabit hızda ileriye doğru akan bir zaman algısı üzerine programlanmış varlıklarız. Bilim insanlarına göre evrende buna hiç uymayan yaşam formları da olabilir. Bunu belki de ilerleyen yıllarda insanoğlu keşfedecektir.