Akıl Oyunları Filmi Gerçek Mi?

Akıl Oyunları Filmi Gerçek Mi?

Bazı akıl sağlığı uzmanları, şizofreniyi daha iyi anlamak açısından ‘Akıl Oyunları’ filmini ayakta alkışlıyor, ancak bazıları John Nash’in hayatının Hollywood versiyonunun bazı tıbbi gerçeklerle uyumsuz olduğunu söylüyor.

‘Akıl Oyunları’ Filmi Ne Kadar Gerçekçi?

Filmde Russell Crowe, oyun teorisi ile ortaya çıkan ve yıllar sonra Nobel Ödülü’nü kazanan parlak bir matematikçi Nash’in 1994’te ki halini oynadı. Nash 31 yaşında şizofreni geliştirdi ve zihinsel bir arıza yaşadı.

Halüsinasyonlar ve tuhaf davranışları nedeniyle Nash sonunda anti-psikotik ilaçlara başlatıldı. Ancak filmde, duyularını, duygularını ve cinsel dürtülerini körelttiklerini öğrendikten sonra ilaçları almayı bıraktı. Bunun yerine, tamamen irade kuvveti ile hastalıkla yüzleşti.

Dünya nüfusun yaklaşık yüzde 1’inin zihni yaşamları boyunca belli derecede şizofreni geliştirecek ve belirli bir zamanda bundan muzdarip olacak. Uzmanlar, hastalığa yakalanmış her beş kişiden sadece birinin tamamen iyileşebileceğini söylüyorlar ve muhtemelen bunu sadece irade ile yapamayacaklar.

Amerika da ki bir Tıp Okulu psikiyatri başkanı “Crowe, şizofreninin temel davranışlarını ekranda gördüğüm en iyi şekilde tasvir etmek için mükemmel bir iş çıkarıyor” dedi. “Öte yandan, irade gücünün gerçekten şizofreninin üstesinden gelebileceği fikri gülünç.”

Uyuşturucu, Terapi ve Duygusal Destek

Toplumsal algının aksine, şizofreni, bölünmüş bir kişiliğe veya çoklu bir kişiliğe sahip olmakla aynı şey değildir. Şizofreni hastaları gerçek olanı ve hayali olanı ayırt etmekte zorlanırlar ve geri çekilebilirler veya sosyal durumlarda normal duyguları ifade etmekte zorlanabilirler. Hastalığı bir ömür boyu yönetmek için, çoğu şizofren, ilaçların, tedavinin ve arkadaşların ve ailenin desteğinin bir kombinasyonuna güvenir.

Filmde Nash, hastalığının en kötü dönemlerinde anti-psikotik ilaçlara güveniyor ve ilaçları almadığı zaman halisleri alevleniyor, aldığı zamanlarsa iyileşiyor gibi görünüyor.

Bazı doktorlar, filmi gören şizofrenik hastaların hastalıklarını ilaçsız yenebilecek kadar zeki olduklarına inanabileceklerinden endişe ediyorlar. Film bu açıdan çok eleştiri almıştır.

Olumlu Bir Mesaj

Nash’in ilacı reddetmesine rağmen, birçok kişi ‘Akıl Oyunları’ filmi konusu gereği irade hakkında olumlu bir mesaj gönderdi açıklamasında bulundu.

“Şizofreni hastalarının bazıları hastalık üzerinde kesinlikle hiçbir kontrolleri olmadığı fikrinden gereksiz bir şekilde muzdariptir,” diyen doktor, ” birçok insan şizofreni ile etkili bir şekilde baş etmeyi öğreniyor. “diye de ekliyor.

Filmde Nash, halüsinasyonlarını görmezden gelerek semptomlarıyla başa çıkmasına rağmen, irade gücünü kullanmanın bir başka aktif yolunun tedaviye katılmak olduğunu vurgular. Çünkü Nash’in alışılmadık bir durum olduğu, sonunda halüsinasyonlarını görmezden gelmeyi öğrenmesinin istisnai bir durum olduğu gösterilir. Sanrılarına inanmaya devam etmesine rağmen, onu tüketmelerine izin vermemesi hayret uyandırıcı noktalardan bir diğeridir.

Vizyonlardan Daha Yaygın Sesler

Filmde Nash, var olmayan “insanları” görür ve onlarla sohbet eder. Yapımcılar filmi gişe için yapar, ancak uzmanların söylediği ortalama şizofrenik deneyimler kesinlikle böyle değildir.

Konu hakkında açıklama yapan bazı doktorlar, “Filmin Dr.Nash’ı normal hayattakine benzer ‘insanlarla’ görüşme ve onlarla sohbet etme tasviri, şizofreni hastalarının çoğunun yaşadığı şey değil.” açıklamasında bulundular.

Bunun yerine, çoğu şizofren, havadan gelen ince tondaki bir veya daha fazla ses tarafından kuşatılır. Görsel halüsinasyonları olanlar, filmdeki gibi gerçekçi olmayan, neredeyse “karikatürize” olan şeyleri görme eğilimindedir. Uzmanlar, filmin şizofrenler için tipik olan sanrılar söz konusu olduğunda daha gerçekçi olacağını söylüyorlar.

Nash, ABD’yi kurtarabilecek ve Ruslar tarafından takip edilebilecek çok gizli hükümet işleri yaptığına inanıyordu. Doktorlar filmdeki sahnelerin ilkine görkemli bir yanılsama ve ikincisine paranoyak bir yanılsama diyerek yanıt verdiler. Her iki tip de yaygındır.

Tıp Her Şeyi İyileştiremez

Zihinsel bir kurumdayken Nash, insülin koma tedavisi ile tedavi edilir, burada hastalara yaklaşık 15 ila 60 dakika süren bir koma durumunu indüklemek için insülin verilir. Filmde gösterildiği gibi sonuçlar korkunçtur. Tedavi gözden düşmüştür ve artık kullanılmamaktadır. Tedavide zorluk ve yan etkilerin yanı sıra remisyonu sürdürememe durumu da kullanılmamasına neden olmuştur.

İnsülin tedavisi kısmen de anti-psikotik ilaçların kullanılmasından dolayı sona ermiştir.

Filmde Nash, ilaçlarını alırken bile halüsinasyonlar ve sanrılar var. Onları almadığı zaman kontrolü kaybeder. Ancak ilaçlar, konsantrasyon güçlüğü, sosyal geri çekilme ve motivasyon eksikliği gibi olumsuz belirtilerinden bazılarına sebep olur. Filmde, bir tedavi olmamasına rağmen, ilaçların tedavinin önemli bir parçası olduğu mesajı doğru bir mesajdır.

Doktorlar, ayrıca Nash’in Jennifer Connelly tarafından oynanan karısının sevgi dolu desteğinden ve tanıdık bir çevrede olmaktan fayda sağlamanın önemli olduğunu söylüyorlar.